
Uzaktan Eğitim denilince bizim ne anlamamız gerekiyor?
Aslında binlerce yıldır yüz yüze eğitime alışkınız. Bunun dışındaki sistemler için insanları ikna etmek gerekiyor. Bu konu üzerine çeşitli bilimsel araştırmalar yapılmış durumda. Sonuç şu: Uzaktan eğitim en az yüz yüze eğitim kadar etkili. Bu nedenle alternatif bir metot olarak 150 yıllık bir geçmişi var. Mektupla başladığı biliniyor. Teknolojinin gelişmesiyle, telekomünikasyon ve internet gibi araçlar da devreye girmiş. Pek çok şey eskisinden farklı yapılmaya başlanmış durumda. Uzaktan eğitim son yıllarda oldukça popülarite kazanmış durumda. Bu yaşam boyu eğitimle de paralel yürüyen bir olgu.

İnsanların kendilerini sürekli yenilemeleri gerekiyor. Çeşitli uzaktan eğitim yöntemlerini kullanmak daha pratik bir hale geliyor. Çok meşgul bir insansanız belli bir yerde belli bir saatte olamayabilirsiniz. Dolayısıyla sizin için beklenen eğitim olanağı çok düşükken kendi zamanınıza ve koşullarınıza uygun eğitim olanağı elde etmiş oluyorsunuz. Uzaktan eğitimin hazırlık aşaması yüz yüze eğitimden biraz farklı oluyor. Malzeme hazırlaması, dersi planlaması vs... Yüz yüze yaptığınız eğitimi bu sefer zamana ve mekana yayarak yapıyorsunuz. Fakat görüyorsunuz ki insanlar yüz yüze eğitimdeki kadar sosyal oluyorlar. Öğretmenin ve öğrencinin rolü değişiyor. Eğitimci, konunun tek hakimi ve kaynağı olmaktansa, konunun uzmanı ve yönlendiricisi oluyor, öğrenci öğrenme sorumluluğunu daha çok üstleniyor ancak daha seçici ve talepkar oluyor.
Merkezin bir amacı da bu tip şeylerin üniversitemiz bünyesinde yaygın ve sistematik bir şekilde yapılmasını sağlamak. Uzaktan eğitim terimi bazen soğuk yeller estirse de aslında eğitimin kendisi, bilgi toplumu babında önemli değişiklikler geçiriyor. Tahmin ediyorum yakın gelecekte bunun “uzaktan” kısmı düşecek ve bir karma model hakim olacak. Ben üniversitemiz için idaresi, öğretim kadrosu ve öğrenimiyle teknoloji tabanlı, zamana ve mekana yayılmış, insan ve teknolojiyi en iyi yönleriyle birleştiren bir model arzuluyorum. Merkezin temel misyonunun da bu modele ortam sağlamak olduğunu düşünüyorum.

Patent Sistemleri ve
Patent Stratejileri
Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Avrupa Patent Ofisi işbirliği ile “Patent System and Patent Strategies” adlı bir workshop düzenledi. 10-11 Nisan tarihlerinde Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen Workshop’a Avrupa Patent Ofisi’nden Gerd A. Hedemann ve İsmet Olcay Yıldırım konuşmacı olarak davetliydiler. Sanayi kuruluşlarında görev yapan mühendisler, biyologlar, kimyagerler; çeşitli kuruluşların patentle ilgili departmanlarında görev alanlar ve Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve mezunları workshop’a yoğun bir katılımda bulundular.
Farklı patent başvuru sistemleri, patent başvurusunun nasıl hazırlanacağı gibi unsurların üzerine yoğunlaşılan Workshop iki gün boyunca süren dört oturumdan oluşuyordu. İlk gün “What is a patent?” ve “Where can I file for a patent?” başlıklı ilk iki oturum; ikinci gün ise “Search and examination at the EPO” ve “Patent competitions: Oppisition and appeals procedures” başlılarıyla
üçüncü oturumlar gerçekleştirildi.
TÜBİTAK
Beyin Dinamiği Çalıştayı
Boğaziçi Üniversitesi Biyo-Medikal Muhendisliği Enstitüsü ile TÜBİTAK Beyin Dinamiği Araştırma Gurubu tarafından 7 Nisan 2003 tarihinde Turgut Noyan Konferans Salonu’nda ortaklaşa bir çalıştay düzenlendi. Çalıştay programı dahilinde aşağıdaki sunumlar gerçekleştirildi:
Bilgi İşleme Süreçleri: Biliş ve Üst-Biliş, Sirel Karakaş, Hacettepe Üniversitesi •Bellek ve Beyin Dinamiği, Erol Başar, Dokuz Eylül Üniversitesi •Depresyon-Öğrenme İlişkisinde septohipokampal Sistemin Rolü, Reşit Canbeyli, Boğaziçi Üniversitesi •Bellek ve Bellek-üstü Sistem İlişkisi, Ali Tekcan, Boğaziçi Üniversitesi •Yapay Sinir Ağları'nda Öğrenme ve Örnek Uygulamalar, Ethem Alpaydın, Boğaziçi Üniversitesi
•İşlevsel Optik Görüntüleme ile Nörovasküler Birleşimin Ölçülmesi, Ata Akın, Boğaziçi Üniversitesi